Claude Monet Kimdir?
Oscar-Claude Monet, 14 Kasım 1840’ta Paris’te doğdu; çocukluk ve gençlik yıllarının büyük bölümünü Normandiya kıyısındaki Le Havre’da geçirdi. 5 Aralık 1926’da Giverny’de öldüğünde ardında yalnızca çok sayıda manzara resmi değil, 19. yüzyılın ikinci yarısından 20. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan sanat anlayışındaki büyük dönüşümün merkezinde duran bir yapıt bıraktı.
Monet çoğu zaman “ışığın ressamı” diye anılır. Bu ifade doğru bir gözleme işaret eder; fakat açıklanmadığında kolayca klişeye dönüşür. Monet’nin ışıkla yaptığı şey, bir nesneyi güzel biçimde aydınlatmaktan ibaret değildir. Onun için ışık, nesnenin görsel kimliğini değiştiren bir koşuldur. Aynı katedral sabah başka, öğleden sonra başka; sis içinde başka, açık havada başka görünür. Aynı saman yığını karda maviye, gün batımında turuncuya, gölgede mora yaklaşabilir. Nesne fiziksel olarak aynı kalırken, görünüşü sürekli değişir.
Bu nedenle Monet’nin sanatı yalnızca “doğa resmi” olarak düşünüldüğünde eksik anlaşılır. Onun asıl meselesi giderek şuna dönüşür:
Bir şey, belirli bir anda nasıl görünür? Ve görünüşün kendisi, resmin bağımsız konusu olabilir mi? Monet bu soruyu yalnızca tek tek tablolarında değil, özellikle Saman Yığınları, Kavaklar, Rouen Katedrali, Londra görünümleri ve Nilüferler gibi dizilerinde sistematik biçimde araştırdı.
Empresyonizmin adı da doğrudan onun bir tablosuyla ilişkilidir. 1874’te bağımsız sanatçıların Paris’te açtığı ilk grup sergisinde gösterilen Impression, soleil levant (İzlenim, Gündoğumu, 1872), eleştirmen Louis Leroy’nun alaycı yazısında “izlenim” sözcüğünü öne çıkarmasına yol açtı. Zamanla başlangıçta küçümseyici kullanılan bu ad, 19. yüzyılın en etkili sanat hareketlerinden birinin adı hâline geldi.[^marmottan-impression][^met-impressionism]
Ancak Monet “Empresyonizmi tek başına kuran kişi” değildir. Renoir, Degas, Pissarro, Sisley, Berthe Morisot, Cézanne, Mary Cassatt ve başka sanatçılar farklı yönelimleriyle bu çevrenin parçasıydı. Üstelik hareket başından itibaren tek bir üslup veya manifesto etrafında birleşmiş değildi. Ortak noktalardan biri, resmî Salon sisteminin dışında sergileme iradesiydi; diğerleri ise modern yaşam, değişen görme koşulları ve resmin yeni teknik olanakları çevresinde şekilleniyordu.[^met-impressionism]
Monet’nin özgün yeri, bu çok aktörlü hareket içinde özellikle manzara, ışık, atmosfer, zaman ve seri üretim meselelerini olağanüstü ısrarla sürdürmesinde aranmalıdır.


