1760'lardan 1840'lara uzanan ilk dalgasında dokuma tezgâhı, buhar makinesi (James Watt'ın 1769 patenti) ve demiryolu; üretimi ev atölyelerinden fabrikaya taşıdı. İkinci dalga (1870–1914) çelik, elektrik ve kimya sanayisiyle ölçeği büyüttü. Binlerce işçinin aynı çatı altında eşgüdümü, tarihte ilk kez "yönetim"i başlı başına bir sorun ve bir meslek hâline getirdi.
Yönetim Düşüncesinin Doğuşu
Fabrika sistemi; iş bölümü (Adam Smith'in Milletlerin Zenginliği'ndeki iğne atölyesi, 1776), standartlaşma ve mesai disiplini gibi bugün doğal saydığımız kavramları icat etti. Charles Babbage'ın On the Economy of Machinery and Manufactures (1832) çalışması, üretimin sistematik analizinin ilk örneklerindendir. Yüzyılın sonunda bu birikim, Taylor'ın bilimsel yönetimiyle bir metodolojiye dönüşecekti.
Devrim yalnızca ekonomiyi değil, sanatı ve gündelik hayatı da dönüştürdü: tren garları, bulvarlar ve yeni orta sınıfın boş zamanı, Empresyonistlerin tuvaline konu olan modern yaşamın ta kendisiydi.
