Disiplinler: Kültür Sanat, Resim, Estetik İlgili Maddeler: Çizgi, Eskiz, Kontur, Ton, Figür, Form, Kompozisyon Görsel: Albrecht Dürer, The Holy Family in an Enclosed Garden — çizgi ve taramanın birlikte kullanıldığı kamu malı desen.
Desen, çizgi başta olmak üzere ton, leke ve gölgelendirme araçlarıyla bir yüzey üzerinde biçim, oran, hareket, hacim ve görsel düşüncenin araştırıldığı sanat pratiğidir. Bir resmin hazırlık çalışması olabileceği gibi kendi başına tamamlanmış bir sanat eseri de olabilir.
Disiplinler: Kültür Sanat, Resim, Estetik İlgili Maddeler: Çizgi, Eskiz, Kontur, Ton, Figür, Form, Kompozisyon Görsel: Albrecht Dürer, The Holy Family in an Enclosed Garden — çizgi ve taramanın birlikte kullanıldığı kamu malı desen.
Bu maddenin disiplinleri, ilişkili maddeleri ve onların birbiriyle bağları. Düğümleri sürükleyebilir, yakınlaştırabilir; bir maddeye dokunarak haritada gezinebilirsiniz.

Basri Erdem (1948, Akçaköy, Lüleburgaz), ressam, özgün baskı sanatçısı ve sanat eğitimcisidir. Öğretmen okullarından İstanbul Eğitim Enstitüsü’ne, oradan Marmara Üniversitesi ve Işık Üniversitesi’ne uzanan eğitimcilik yaşamı; yağlıboya, desen ve özellikle taş baskı (litografi) üretimiyle birlikte gelişmiştir. Erdem’in sanatındaki belirgin eksenler doğa gözlemi, figür, hareket, çizgi ve baskıresimdir. Sanat yaşamının ilerleyen dönemlerinde özgün baskı koleksiyonunu üniversitelere taşıması, Maltepe’de atölyeler kurması ve doğduğu Akçaköy’de bir kültür-sanat evi oluşturması, üretim ile eğitim arasındaki bağın sürekliliğini gösterir.

Eskiz, sanatçının bir fikir, figür, hareket, kompozisyon veya ayrıntıyı hızlı biçimde araştırmak ve geliştirmek amacıyla yaptığı ön çalışmadır. Genellikle hazırlık niteliği taşır; ancak sanatçının düşünme ve karar verme sürecini doğrudan görünür kıldığı için bağımsız estetik değer de kazanabilir.

Figür, görsel sanatlarda tanınabilir canlı bir varlığı, özellikle insan bedenini temsil eden biçimdir. Figür yalnız anatomik bir beden değildir; duruşu, hareketi, oranı, mekânla ilişkisi ve temsil biçimiyle resmin anlatısal ve plastik yapısının temel öğelerinden biri olabilir.

Görsel sanatlarda form, bir varlığın biçimsel kuruluşunu ve özellikle hacim, kütle ve üç boyutluluk algısını ifade eder. Resimde fiziksel üç boyut bulunmamasına rağmen çizgi, ton, renk, perspektif ve ışık-gölge aracılığıyla form duygusu kurulabilir.

Hasan Pekmezci, (1945, Üzümlü, Beyşehir, Konya), çağdaş Türk resminin özellikle resim, özgün baskıresim ve sanat eğitimi alanlarında uzun soluklu üretimiyle tanınan ressam, akademisyen, sanat eğitimcisi ve yazardır. Yağlıboya, akrilik, serigrafi, gravür ve farklı baskı tekniklerinde çalışan Pekmezci’nin sanatında yaşam, insan, doğa, kent, kalabalıklar, kuşlar, kafesler, merdivenler ve zaman tekrar eden izleklerdir. Gazi Eğitim Enstitüsü ile Hacettepe Üniversitesi’nde baskıresim atölyelerinin kurulmasına katkıda bulunmuş; sanatçı kimliğini öğretme, araştırma ve atölye kültürüyle birlikte geliştirmiştir. Onun sanatındaki ayırt edici yön, biçim ve tekniği kendi başına amaçlaştırmak yerine **yaşanmışlık, gözlem, toplumsal duyarlık ve kişisel bellekle** ilişkilendirmesidir.

Kompozisyon, bir sanat eserini oluşturan figür, biçim, çizgi, renk, leke, boşluk ve diğer görsel öğelerin yüzey üzerinde birbirleriyle ilişkilendirilme düzenidir. Kompozisyon, yalnız “yerleştirme” değil; dengeyi, odağı, hareketi, ritmi ve izleyicinin bakış güzergâhını kuran temel yapıdır.

Şükran Pekmezci (1946, Çankırı), Türk ressam ve sanat eğitimcisidir. İstanbul Çapa Öğretmen Okulu Resim Semineri ile Buca Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nde yetişmiş; ilkokuldan öğretmen okullarına ve üniversite düzeyine uzanan uzun eğitimcilik yaşamını kesintisiz resim üretimiyle birlikte sürdürmüştür. Figüratif resimlerinde insanı; düğünler, çocuklar, kış sahneleri, gündelik hayat, toplumsal karşılaşmalar, doğa ve kültürel bellek üzerinden ele alır. Çocuk kitapları ve ders kitaplarının resimlenmesinde çalışmış, TRT için çocuklara yönelik sanat programları hazırlayıp sunmuş; sanat ile eğitimi aynı kültürel sorumluluğun iki alanı olarak yaşatmıştır.

Ton, bir rengin veya görsel alanın göreli açıklık ve koyuluk derecesidir. Ton farklılıkları resimde hacim, derinlik, ışık, atmosfer ve odak oluşturabilir; renk kullanılmasa bile güçlü bir mekân ve form duygusu yaratılmasını sağlar. Tate de tonu bir rengin göreli açıklık veya koyuluğu olarak tanımlar.